(Kaynak: occupygezipic, firindakimercimek gönderdi)


2 hafta önce 2809

Tüm devinimlerin sebebi,Müziktir…


1 ay önce

Filmin Künyesi:

  • Yönetmen: Paul Wegener, Carl Boese
  • Yapımcı: Paul Davidson
  • Senaryo: Henrik Galeen, Paul Wegener
  • Oyuncular: Paul Wegener, Albert Steinrück, Lyda Salmonova, Ernst Deutsch, Hans Stürm
  • Görüntü Yönetmeni: Karl Freund
  • Vizyon Tarihi: 1920
  • Süre: 85 minutes
  • Ülke: Weimar Cumhuriyeti
  • Dil: Almanca ara yazılı sessiz film


Der Golem: wie er in die Welt kam
 Alman Dışavurumcu Sineması‘nın önde gelen örneklerinden birisidir. Paul Wegener‘in üçlemesidir Der Golem. Wegener ilk filmi Henrik Galeen ile birlikte çekmiştir. İkinci film 1917 tarihli Golem ve Dansçı Kız‘dır ancak bu film kayıptır. Sonuncusu ise 1920′de Carl Boese ile birlikte çektikleriGolem: O Dünyaya Nasıl Geldi‘dir. Bu son filmin görüntü yönetmenliğini Karl Freundun yapmıştır ve Wegener bizzat Golem’i oynamıştır.

Golem serisinin ilk filmi Kracauer tarafından “savaş sonrasının habercisi” sayılan filmler arasında belirtilir (Kracauer, 2010: 29). Kracauer ayrıca, Praglı Öğrenci (1913), Homuculus (1916) ve Golem’in benliğin temeline yönelmiş korkutucu bir ilgiyi dile getirdiğini vurgular. (2010: 31).

Golem aslında bir Orta Çağ hikâyesidir. Yahudi efsanesinden köken alır. Meydana gelişi semavi dinlerdeki yaratılış hikâyesine benzer özellikler taşır. Zira Golem de balçık ve çamurdan oluşturulur, daha sonra ona hayat verecek büyülü söz boynuna asıldığında ya da üzerine yerleştirildiğinde Golem canlanır. İnsandan en önemli farklılığı ise ruhu olmayışı ve zekâsının düşüklüğüdür.

1920 tarihli Golem hikâyesi, ilk Golem hikâyesinin öncesini konu alır. İlk filmde eski bir sinagogda bulunan Golem heykeli işçilerce antika tüccarına götürür. Antikacı bulduğu yazıdaki talimatları izleyerek Golem’i yeniden diriltir. Golem antikacının kızına aşık olur. Kız bu aşkı reddeder ve kaçar. Aşkı reddedilince yalnızlığını fark eder Golem ve öfkeyle önüne gelen ne varsa yıkarak kızı takip eder. Sonunda kuleden düşerek ölür. (Kracauer, 2010: 332)


3 ay önce 2

En çok da birileri tarafından “anlaşılmak” için yaşıyoruz.

– (via portakalyokusu)
4 ay önce 25

Paralel Dünyalar

image

Adam sıradışı bir evrende görünüşte oldukça sıradan bir adamdır. Mütevazi bir şekilde hayatını idame ettirmek için çabalamaktadır ancak bir zamanlar tanıştığı başka bir dünyadan –alt üst edilmiş varlıklı bir dünyadan- gelen Eve isimli bir kız aklından çıkmamaktadır. Çocukluk dönemindeki flörtleşmeleri imkansız bir aşka dönüşmüştür. Adam Eve’i bir gün televizyonda görünce, ona ulaşabilmek için önüne çıkan bütün engelleri aşmaya karar verir. 


Kurgusuyla, fiziğin, dengenin, evrensel kanunların ve aşkın ele alınış biçimiyle izleyebileceğiniz en iyi, hatta türün bir numaralı filmidir.
 
 Fragman: 
http://www.youtube.com/watch?v=dkYvYGR7Ys4&feature=player_embedded

4 ay önce 4

Extracted

image
Suç güçlü bir şeydir ,kuvvetlidir ve sürekli aklına takılır. Ve bir seçim şansın vardır. Ya onunla yaşarsın. Ya da değişeceksin…

Film Hakkında: 
Tom, insanların anılarında yürüyebileceği bir makine icat eden harika bir bilim adamıdır. Amacı geçmişte yaşadığımız travmaların sebebini bulup, daha mutlu bir hayat yaşamamızdır. Aynı zamanda her yardımsever biim adamı gibi iyi para kazanıp karısına ve doğacak kızına iyi bakmaktır. Fakat bu devletin kulağına gider ve devlet makineyi şüphelilerin suçunu kanıtlamakta kullanmak ister. 

http://www.sinemalar.com/film/134757/extracted

Fragman:  
http://www.youtube.com/watch?v=iJs8sK5Z2AI

5 ay önce 1

Keyif


Obezite, yaşamı tehtid eden ve açlıktan daha tehlikeli bir hastalık haline geldi. Anlayacağınız insanlar sefaletten ve açlıktan değil, rahatlıktan ve tokluktan ölüyor.

Senyor Rapunzel 

5 ay önce 16


Adım insan

İnancım rekabet.
Yaşam amacım hizmet etmek.
Korkum başarısızlık
Hayalim Tanrınız olmak… 

Senyor Rapunzel 

5 ay önce 10

Araf Toplumu

mert-stl 


Biz hiçbir şeyin hüküm sürdüğü ne savaş ne barış yada ne buhran ne ferahlık dönemi geçirebilen bir toplumuz bizde hepsinden azar azar var ve kimse o yüzden ne yapacağını bilmiyor çünkü taraf tutamıyor. Taraf tutamıyorsa insan nedir ki sadece hayvansal dürtülerin hüküm sürdüğü bir tarladır.

5 ay önce 4

Sıradan bir yerde, uygunsuz bir saatte güzelliği algılayabiliyor muyuz? Durup ondan keyif alıyor muyuz? Beklenmedik bir ortamda, bir yeteneği tanıyabiliyor muyuz?

 Soğuk bir Ocak sabahı bir adam Washington DC’de bir metro istasyonunda, kemanla 45 dakika boyunca altı Bach eseri çalar. Bu süre içinde, çoğu işe yetişme telaşındaki yaklaşık bin kişi kemancının önünden geçip, gider.

 
Kemancı çalmaya başladıktan ancak üç dakika kadar sonra, ilk kez orta yaşlı bir adam kemancıyı fark edip, yavaşlar ve birkaç saniye sonra da gitmek zorunda olduğu yere yetişmek üzere yine hızla yoluna devam eder.
Kemancı ilk bir dolar bahşişini bundan bir dakika kadar sonra alır.Bir kadın yürümesine ara vermeksizin parayı kemancının önüne koyduğu kaba atarak, hızla geçer, gider.
Birkaç dakika sonra, bir başka adam duraklayıp, eğilerek dinlemeye başlar ancak saatine göz attığında işe geç kalmamak için acele ettiğini belirten ifadelerle hızla yoluna devam eder.En fazla dikkatle duran ise üç yaşlarında bir oğlan çocuğu olur.Annesinin çekiştirmelerine rağmen, çocuk önünde durur ve dikkatle kemancıya bakar. En sonunda annesi daha hızlı, çekiştirerek çocuğu yürümeye zorlar. Oğlan arkasına dönüp dönüp kemancıya bakarak,
çaresizce annesinin peşinden gider. Buna benzer şekilde birkaç çocuk daha olur ve hepsi de anne, babaları tarafından yürümeye devam için zorlanarak, uzaklaştırılırlar.
Çaldığı 45 dakika boyunca kemancının önünde sadece 6 kişi, çok kısa bir süre durur. 20 kişi duraklamadan, yürümeye devam ederek, para verir. Kemancı çaldığı süre içinde 32 dolar toplar. Çalmayı bitirdiğinde ise sessizlik hakim olur ve kimse onun durduğunu fark etmez, akışlamaz.

Hiç kimse onun dünyanın en iyi kemancısı Joshua Bell olduğunu ve elindeki 3,5 milyon dolarlık kemanla, yazılmış en karmaşık eserleri çaldığını anlamaz. Oysa Joshua Bell’in metrodaki bu mini konserinden iki gün önce Boston’da verdiği konser biletleri ortalama 100 dolara satılmıştı.

(Pangea) 

(Kaynak: youtube.com)


5 ay önce 19

ersinbayra:

Çoğu insan ne ölümü ne de yaşamın hiçliğini düşünür.
Ama bir gün hayatın sonlarında karanlıkla yüzleşmeleri gerekecek.
O gün…
Korkumuzdan bir imge yaratır ve sonra o imgeye tanrı adını veririz.

ingmar bergman - det sjunde inseglet 1957


5 ay önce 19

Bilmiyorsunuz

image

Öldürüyorsunuz. Gözünüzü kırpmadan her şeyi, cesetleri bile çiğneyip yutuyorsunuz. Kolayca herkesi katledip yok ediyorsunuz. Çünkü kan lekesinin ne kadar zor temizlendiğini hayal bile edemiyorsunuz.

Senyor Rapunzel 

5 ay önce 13

Obezite

image
Kapitalizm; yaşadığınız her dakika, her köşe başında ve en yalnız kaldığınız anlarda bile, sizlere ürünleriyle oral sex yaptıran bir porno yıldızıdır…

Senyor Rapunzel 

5 ay önce 4

Medeniyet


image
Medeniyet insan doğasına aykırıdır. İnsanın hastalıklı ihtiyaçlarının evrimi olan; eti, kanı ve açlığını kavrayamayışıdır.

Senyor Rapunzel 

5 ay önce 10

Talep


Tanrıların kalbinde yer alan temel bir kusurdur, itaat ve tapınma talebinde bulunmak.

Senyor Rapunzel 

5 ay önce 10